'Lena Leyla ve Ötekiler' 1989 sonrası dünyada pek çok farklı alanda önemli bir sorgulama alanına dönüşen 'göç ve kimlik' meselesine kadın penceresinden bakıyor.Sovyet Birliği döneminde çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını yaşamış bir kadının aşkın peşinden Türkiye'ye gelişi ve kendini kültürel uyumlanma çabası ile burada varetmeye çalışması dünya tarihinin yakın dönemine de ayna tutuyor. Çernobil Nükleer Santrali'nin patlaması sonucu yaşanan büyük kayıplar, Sovyetler Birliği'nin çöküşü ile dünyanın geçirdiği dönüşüm ve küresel bir şehir olarak büyüyen İstanbul, kentte merkezin dışında oluşan yoksul kenar mahalleler, o bölgelerde yükselen muhafazakarlık gibi tarihsel süreçler bir kadının göç ve kimlik arayışının paralelinde ilerliyor.Oyun aslında Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından kapitalizmin en güçlü araçlarından birine dönüşen küreselleşme fikri için de önemli önemli sorular barındırıyor. Bu büyük vaad mobil yaşam, çokkültürlülük, dünyanın küçülmesi gibi söylemleri içeriyor. Evet küreselleşme ile sermayenin hareket kabiliyeti artıyor ancak söz konusu olan insan göçü olduğunda beraberinde ne tür sorunlar yaşanıyor? Zehra İpşiroğlu yazdığı oyun ile buraya ait kültürel, sosyal, siyasi ve ekonomik sorunları yabancı göçün penceresinden tartışabileceğimiz yeni bir imkan sunuyor.İçinde kaybolduğumuz meselelere mesafeli bakabilmemizi sağlayan aslında bir yabancı olan Lena'nın gözü. Lena, Leyla'ya dönüşmeye çalışırken bizde kendi sorunlarımızı hem içerden hem de dışardan görebileceğimiz güçlü bir bakış açısı kazanmış oluyoruz.

Oyunumuz 85 dakikadır.